Ortostatik Hipotansiyon
Ortostatik Hipotansiyon

Ortostatik Hipotansiyon Nedir? Neden Olur?

Facebook
X
WhatsApp
Telegram

Ortostatik hipotansiyon, kişinin yatar veya oturur pozisyondan ayağa kalktıktan sonra tansiyonunun ani olarak düşmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Tıbbi olarak, ayağa kalktıktan sonraki ilk 3 dakika içinde büyük tansiyonun en az 20 mmHg, ya da küçük tansiyonun en az 10 mmHg düşmesi ortostatik hipotansiyon olarak tanımlanır. Bu durum, postural hipotansiyon adıyla da bilinir.

Ayağa kalkıldığında tansiyonun düşmesi, beyine giden kan akımının geçici olarak azalmasına yol açar. Bunun sonucunda baş dönmesi, göz kararması, sersemlik hissi veya bayılacakmış gibi olma durumu ortaya çıkabilir. Normalde vücut bu pozisyon değişikliğine hızla uyum sağlar; ancak ortostatik hipotansiyonda bu denge mekanizması yeterince etkili çalışmaz.

Ortostatik Hipotansiyon Neden Olur?

Ortostatik hipotansiyonun temelinde, kan basıncını düzenleyen reflekslerin yetersiz kalması yatar. Ayağa kalkınca kalp hızının ve damar büzülmesinin yeterince artmaması, tansiyonun düşmesine yol açar.

Sıvı kaybı önemli bir nedendir. Yetersiz su tüketimi, ishal, kusma veya aşırı terleme sonrası vücut hacmi azalır ve bu durum tansiyon düşüşünü kolaylaştırır. Özellikle yaşlı kişilerde bu durum daha sık görülür. Bazı ilaçlar da ortostatik hipotansiyona neden olabilir. Tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler, bazı kalp ilaçları, antidepresanlar ve Parkinson hastalığında kullanılan ilaçlar bu tabloya yol açabilir. Sinir sistemi hastalıkları, diyabetin sinirler üzerindeki etkileri ve uzun süreli yatak istirahati de vücudun tansiyon dengeleme yeteneğini bozabilir. Ayrıca yaşlanmayla birlikte bu refleksler doğal olarak zayıflayabilir.

Vücudun Tansiyon Dengeleme Reflekslerinin Yetersizliği

Normalde ayağa kalktığımızda, yerçekimi nedeniyle kanın bir kısmı bacaklarda toplanır. Sağlıklı bir vücut buna hızla yanıt verir: damarlar büzülür ve kalp hızı hafifçe artar. Ortostatik hipotansiyonda ise bu refleksler yeterince hızlı veya güçlü çalışmaz. Sonuç olarak beyne giden kan akımı geçici olarak azalır ve tansiyon düşer.

Sıvı Kaybı ve Yetersiz Dolaşım Hacmi

Vücutta yeterli sıvı olmadığında tansiyon düşmeye daha yatkın hale gelir. Yetersiz su tüketimi, ishal, kusma, ateşli hastalıklar veya aşırı terleme sonrası kan hacmi azalır. Bu durum özellikle yaşlı kişilerde daha belirgin olur ve ayağa kalkınca tansiyonun düşmesini kolaylaştırır.

İlaçlara Bağlı Ortostatik Hipotansiyon

Bazı ilaçlar tansiyonun ayağa kalkınca düşmesine neden olabilir. Tansiyon düşürücü ilaçlar, idrar söktürücüler, bazı kalp ritim ilaçları, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar ve Parkinson hastalığı ilaçları bu tabloya yol açabilir. Özellikle ilaç başlandıktan veya doz artırıldıktan sonra ortaya çıkan baş dönmeleri bu açıdan değerlendirilmelidir.

Sinir Sistemi ve Diyabete Bağlı Nedenler

Tansiyonun hızlı ayarlanmasını sağlayan sinir sistemi hasar gördüğünde ortostatik hipotansiyon gelişebilir. Diyabetin uzun vadede sinirler üzerinde oluşturduğu hasar buna sık neden olur. Parkinson hastalığı ve bazı nörolojik hastalıklarda da benzer mekanizma söz konusudur.

Uzun Süre Hareketsizlik ve Yaşlanma

Uzun süre yatakta kalan kişilerde dolaşım sistemi bu ani pozisyon değişikliklerine alışkın değildir. Ayağa kalkınca tansiyon daha kolay düşer. Ayrıca yaş ilerledikçe damarların ve sinir reflekslerinin esnekliği azalır; bu da ortostatik hipotansiyonun yaşlılarda daha sık görülmesine neden olur.

Ortostatik Hipotansiyon Belirtileri Nelerdir?

En sık görülen belirtiler ayağa kalktıktan sonraki ilk birkaç saniye veya dakika içinde ortaya çıkar. Baş dönmesi, sersemlik, göz kararması ve halsizlik en tipik şikayetlerdir.

Bazı kişilerde bulanık görme, denge kaybı veya bayılacakmış hissi olabilir. Daha ağır vakalarda kısa süreli bayılma (senkop) görülebilir. Belirtiler genellikle tekrar oturmak veya uzanmakla hızla düzelir.

Ortostatik Hipotansiyon Nasıl Teşhis Edilir?

Ortostatik hipotansiyon tanısı, tansiyonun farklı vücut pozisyonlarında ölçülmesi ile konur. En temel ve en sık kullanılan yöntem, tansiyonun yatar, oturur ve ayakta ölçülmesidir. Bu değerlendirme bazen “ortostatik tansiyon ölçümü” veya “aktif ayağa kalkma testi” olarak da adlandırılır.

Ölçüm sırasında hasta önce birkaç dakika sırtüstü dinlenir ve tansiyonu ölçülür. Ardından ayağa kalkması istenir ve ayağa kalktıktan sonraki ilk 1 ila 3 dakika içinde tansiyon tekrar ölçülür. Bu süre içinde büyük tansiyonda belirgin bir düşüş, özellikle baş dönmesi veya göz kararması gibi şikayetlerle birlikte görülüyorsa, ortostatik hipotansiyon tanısı konur.

Bazı hastalarda tansiyon düşüşü hemen ortaya çıkmayabilir veya şikayetler aralıklı olabilir. Bu gibi durumlarda ölçümler birkaç kez tekrarlanabilir veya daha ayrıntılı testlere başvurulabilir.

Şikayetlerin nedeni net değilse veya altta yatan bir sinir sistemi problemi düşünülüyorsa, Tilt Table Testi gibi daha ileri değerlendirmeler yapılabilir. Bu testte hasta özel bir masaya yatırılır ve kontrollü şekilde dik pozisyona getirilerek tansiyon ve kalp hızı değişimleri izlenir. Test, özellikle bayılma atakları olan hastalarda tanıyı netleştirmede yardımcı olabilir.

Ayrıca gerekli durumlarda kan testleri ile sıvı kaybı, kansızlık veya hormonal sorunlar araştırılabilir. Kalp ritmini değerlendirmek için EKG veya ritim takibi yapılabilir. Ancak şunu vurgulamak gerekir ki, çoğu hastada ayrıntılı testlere gerek kalmadan, basit ve doğru yapılan tansiyon ölçümleri tanı için yeterlidir.

Ortostatik Hipotansiyon Nasıl Tedavi Edilir?

Ortostatik hipotansiyonun tedavisi, öncelikle altta yatan nedenin belirlenmesine dayanır. Birçok hastada ilaç tedavisine gerek kalmadan, yaşam tarzı düzenlemeleriyle belirtiler belirgin şekilde azalabilir. Tedavinin temel amacı, ayağa kalkınca tansiyonun ani düşmesini önlemek ve bayılma ile düşme riskini azaltmaktır.

Sıvı alımının artırılması, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi ve dolaşımı destekleyici önlemler tedavinin temelini oluşturur. Daha nadir durumlarda, bu önlemlere rağmen şikayetleri devam eden hastalarda tansiyonu destekleyen özel ilaçlar doktor kontrolünde değerlendirilebilir.

Ortostatik Hipotansiyona Ne İyi Gelir?

Ortostatik hipotansiyon ile yaşıyorsanız, günlük yaşamda alacağınız bazı basit önlemler şikayetlerinizi belirgin şekilde azaltabilir. Özellikle sıcak ortamlar tansiyonun daha da düşmesine yol açabileceği için dikkat edilmelidir. Sıcak hava, sauna veya çok sıcak duş damarları genişleterek baş dönmesini artırabilir; bu nedenle ılık duş tercih etmek çoğu hastada iyi gelebilir.

Uzun süre hareketsiz ve ayakta kalmak tansiyon düşüşünü kolaylaştırır. Konser, tören veya uzun kuyruklar sırasında sabit şekilde ayakta durmak yerine fırsat buldukça oturmak ya da bacakları hafifçe hareket ettirmek iyi gelir. Alkol de tansiyonu düşürücü etki gösterdiği için ortostatik hipotansiyonu olan kişilerde genellikle önerilmez.

Günlük hareketler sırasında ani pozisyon değişikliklerinden kaçınmak önemlidir. Özellikle eğilip yerden bir şey aldıktan sonra hızla doğrulmak yerine yavaşça kalkmak veya önce diz çökerek yükselmek baş dönmesini azaltabilir ve daha dengeli hissetmenize yardımcı olabilir. Benzer şekilde tuvalette aşırı ıkınmak tansiyonu düşürebileceği için kabızlıktan kaçınmak ve lifli beslenmek iyi gelebilir.

Gece tuvalete kalkarken acele edilmemelidir. Önce yatağın kenarında birkaç saniye oturmak, ortamı aydınlatmak ve ardından yavaşça ayağa kalkmak düşme riskini azaltır ve çoğu hastada daha güvenli hissettirir. Eğer sık bayılma veya ciddi baş dönmesi atakları yaşanıyorsa, araç kullanmak riskli olabilir; bu durumda mutlaka doktorla görüşülmelidir.

Ortostatik Hipotansiyon Tehlikeli midir?

Ortostatik hipotansiyon çoğu zaman hayati tehlike oluşturmaz, ancak düşme ve bayılmaya bağlı yaralanma riskini artırabilir. Özellikle yaşlı kişilerde bu durum dikkatle ele alınmalıdır.

Belirtiler sık tekrarlıyorsa, bayılma yaşanıyorsa veya göğüs ağrısı, çarpıntı gibi ek şikayetler eşlik ediyorsa mutlaka tıbbi değerlendirme gerekir.

Özetle

Ortostatik hipotansiyon, ayağa kalkınca tansiyonun düşmesiyle ortaya çıkan ve genellikle baş dönmesiyle kendini gösteren bir durumdur. Çoğu hastada basit önlemlerle kontrol altına alınabilir. Önemli olan, bu durumun fark edilmesi, altta yatan nedenlerin değerlendirilmesi ve günlük yaşamda gerekli önlemlerin alınmasıdır.

Referans: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK448192/

RANDEVU ALIN

“Ortostatik Hipotansiyon” ile ilgili detaylı bilgi ve değerlendirme için Prof. Dr. Taylan Akgün’den randevu alabilirsiniz.