- Ablasyon nedir?
- Ablasyon neden yapılır?
- Ablasyon nasıl yapılır?
- Ablasyon hangi ritim bozukluklarında uygulanır?
- Ablasyon kimler için uygundur?
- Ablasyon öncesi hazırlık gerekiyor mu?
- Ablasyon sonrası sizi neler bekler?
- Ablasyonun başarı oranları nedir?
- Ablasyonun riskleri nelerdir?
- Ablasyon sonrası yaşam nasıldır?
Ablasyon nedir?
Ablasyon, kalbin elektriksel sistemini düzenlemeye yönelik girişimsel bir tedavidir. İlaç tedavisi yetersiz kaldığında veya kalıcı çözüm hedeflendiğinde tercih edilebilir. İşlem sırasında kalbin ritim sorunu oluşturan bölgesi haritalanır ve kontrollü enerji uygulanır.
Ablasyon neden yapılır?
Ablasyon, kalp ritim bozukluğunun nedenini ortadan kaldırmayı hedefler. İlaçlar çoğu zaman belirtileri baskılar, ancak ritim bozukluğunu tamamen çözmeyebilir.
Ablasyon şu durumlarda düşünülür:
- Ritim bozukluğu tamamen ortadan kaldırılacak türdeyse
- İlaç tedavisine rağmen ritim bozukluğu devam ediyorsa
- İlaç yan etkileri yaşam kalitenizi bozuyorsa
- Ataklar sıklaşıyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa
- Genç hastalarda ömür boyu ilaç kullanımı istenmiyorsa
Birçok hastada ablasyon sonrası çarpıntılar azalır veya tamamen kaybolur. Çoğu ritim bozukluğu başarıyla ortadan kaldırılır.
Ablasyon nasıl yapılır?
Ablasyon genellikle kasık damarından girilerek yapılır. Açık ameliyat değildir ve çoğu zaman lokal anestezi veya sedasyon yeterlidir.
Ablasyon işlemi sırasında:
- Kasık, boyun veya koldan damarlara ince kateterler yerleştirilir
- Bu kateterler kalbe ilerletilir
- Kalbin elektriksel haritası çıkarılır (elektrofizyolojik çalışma olarak adlandırılır)
- Ritim bozukluğunun kaynağı tespit edilir
- Sorunlu alan radyofrekans (ısı) veya kriyo (donma) enerjisiyle etkisiz hale getirilir
Ablasyon süresi ritim bozukluğunun türüne bağlıdır. Bazıları 30 dakikada biter, bazılar 3 saat sürebilir. Çoğu kişi aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir.
Ablasyon hangi ritim bozukluklarında uygulanır?
Ablasyon birçok ritim bozukluğunda etkili bir tedavi seçeneğidir:
- Atriyal fibrilasyon
- Atriyal flutter
- Supraventriküler taşikardi (AVNRT, AVRT ve WPW sendromu gibi alt türleri içerir)
- Ventriküler taşikardi
- Ekstrasistoller
Hangi ritim bozukluğunda ablasyonun uygun olduğu, ayrıntılı değerlendirme sonrası belirlenir.
Ablasyon kimler için uygundur?
Ablasyon herkes için uygun olmayabilir. Uygunluk, ritim bozukluğunun tipi, sıklığı, şiddeti ve genel sağlık durumunuza göre değerlendirilir.
Genel olarak belirtileri olan, günlük yaşamı etkilenen, ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen kişilerde ablasyon daha sık önerilir.
Ablasyon öncesi hazırlık gerekiyor mu?
Ablasyon öncesinde kalbiniz ve genel sağlık durumunuz değerlendirilir. EKG, ekokardiyografi ve kan testleri yapılır. Atriyal fibrilasyon hastalarında kalpte pıhtı olmadığından emin olmak için özel ultrason incelemeleri gerekebilir. Bazı ilaçlar işlem öncesinde geçici olarak kesilebilir. İşlem günü aç karnına gelmeniz istenir.
Ablasyon sonrası sizi neler bekler?
Ablasyon sonrası birkaç saat dinlenmeniz gerekir. Kateter giriş yerinde hafif ağrı veya morluk olabilir, bu genellikle kısa sürede düzelir.
İlk günlerde yorgunluk hissi, hafif göğüs rahatsızlığı ve geçici çarpıntılar görülebilir. Bu durumlar çoğu zaman iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Tam iyileşme genellikle 3–6 ay içinde olur.
Ablasyonun başarı oranları nedir?
Başarı oranları, ritim bozukluğunun türüne göre değişir. Atriyal flutter tedavisinde başarı oranı %95’in üzerindedir ve genellikle tek seansta yüksek oranda kalıcı sonuç elde edilir.
Supraventriküler taşikardilerde (SVT) de başarı oranları oldukça yüksektir. Özellikle AVNRT ve AVRT, WPW olgularında başarı %95–98 arasındadır ve tekrar girişim ihtiyacı nadirdir.
Ventriküler taşikardide sonuçlar altta yatan kalp hastalığına bağlıdır. Yapısal kalp hastalığı olmayan seçilmiş vakalarda başarı oranları yüksektir.
Atriyal fibrilasyonda süreç daha karmaşıktır. Paroksismal tipte (ataklar halinde gelen) ilk yıl başarı oranı %80–85 civarındadır. Ancak hastalık ilerleyici olabildiği için zaman içinde ritim bozukluğu tekrarlayabilir ve ek bir girişim gerekebilir. Bu başarısızlık anlamına gelmez. Tedavinin bir parçası olabilir. İkinci uygulamadan sonra başarı oranları daha da yükselir.
Atriyal fibrilasyonda başarı oranlarının diğer ritim bozukluklarına göre daha düşük olmasının nedeni, bu ritim bozukluğunun yapısıdır. Normalde çoğu ritim bozukluğu noktasal bölgelerden kaynaklanır. Atriyal fibrilasyon ise akciğerlerden kan getiren damarların (4 adet) ağızlarından kaynaklanır.
Atriyal fibrilasyon ilerleyici bir ritim bozukluğu olduğu için ablasyon uygulanan bölgelerin dışında başka yerlerde yeni odaklar gelişebilir.
Ablasyonun riskleri nelerdir?
Ablasyon genellikle güvenli bir işlemdir. Ancak her girişim gibi bazı riskleri vardır:
- Kateter giriş yerinde kanama veya morarma
- Damar hasarı
- Nadiren kalp zarıyla ilgili sorunlar
- Çok nadiren ciddi komplikasyonlar görülebilir
Deneyimli merkezlerde bu riskler oldukça düşüktür.
Ablasyon sonrası yaşam nasıldır?
Başarılı ablasyon sonrası çoğu kişi normal ve aktif yaşamına geri döner. Çarpıntılar azalır, yaşam kalitesi artar. Bazı ilaçlar kesilebilir veya azaltılabilir. Özellikle atriyal fibrilasyonda kan sulandırıcı tedavi, risk durumunuza göre devam edebilir.
Düzenli doktor kontrolleri, uzun vadeli başarının korunmasında önemli rol oynar.
Referans: Catheter Ablation





