Ablasyon, kalpte ritim bozukluğuna neden olan odakların özel kateterlerle etkisiz hale getirilmesi işlemidir. Amaç kalbin düzenli atmasını sağlamaktır. Ablasyon işlemi sırasında genellikle kasık damarından ince kateterler kalbe ilerletilir. Sorunlu bölge sıcak veya soğuk enerji uygulanarak etkisiz hale getirilir.
Ablasyon en sık atriyal fibrilasyon, supraventriküler taşikardi ve bazı ventriküler ritim bozukluklarında uygulanır. Uygun hastalarda kalıcı tedavi sağlayabilir. Sonrasında düzenli takip ve doktor önerilerine uyum önemlidir.
Ablasyon nedir?
Ablasyon, kalp ritim bozukluklarını (aritmileri) tedavi eden girişimdir. Klasik bir ameliyat değildir. Cerrahi kesi gerektirmez. Genellikle lokal anestezi ile hafif sedasyon altında uygulanır. Çoğu hasta işlemin ardından birkaç gün içinde normal yaşamına dönebilir.
Tiroid nodülleri, karaciğer, böbrek veya bazı tümörlerin tedavisinde de “ablasyon” adı verilen işlemler uygulanır ancak bunlar teknik olarak kalp ablasyonundan farklıdır.
Ablasyon nasıl olur?
Ablasyon tedavisi genellikle EPS (Elektrofizyolojik Çalışma) ile başlar. EPS, kalbin elektriksel iletim sisteminin ayrıntılı biçimde incelendiği ve ritim bozukluğuna yol açan sorunlu odakların belirlendiği bir işlemdir. Sorunlu odak tespit edildikten sonra ablasyon yani tedavi aşaması uygulanır.
Kısaca özetlemek gerekirse, EPS ile ritim bozukluğunun yeri belirlenir, ablasyon ile bu bozukluk ortadan kaldırılır.
Ablasyon türleri
Ablasyon türleri kullanılan enerji tipine göre sınıflandırılır.
Radyofrekans (sıcak) ablasyon, en yaygın kullanılan yöntemdir. Kateterin ucundan yüksek frekanslı radyo dalgaları verilerek dokular 50–70 dereceye kadar ısıtılır ve anormal odaklar yakılarak etkisiz hale getirilir.
Kriyoablasyon (soğuk ablasyon) yönteminde kateter ucu -80 dereceye kadar soğutularak sorunlu doku dondurulur ve işlevsiz hale getirilir. Özellikle hassas bölgelerde güvenli olması nedeniyle tercih edilebilir.
Pulsed field ablasyon (PFA), çok kısa süreli ve güçlü elektrik alan darbeleri kullanan yeni nesil bir tekniktir. Yalnızca hedeflenen kalp dokusunu seçici olarak etkiler ve çevredeki sinir, damar ile yemek borusuna zarar vermez. Özellikle atriyal fibrilasyon tedavisinde işlem süresini kısaltır ve güvenliği artırır.
Balon ablasyon, atriyal fibrilasyon tedavisinde kullanılan özel bir kriyoablasyon yöntemidir. Pulmoner venlerin ağzına yerleştirilen balon soğutularak tek seferde geniş bir alan tedavi edilir.
Ablasyon neden yapılır?
Ablasyonun en yaygın nedeni ilaç tedavisine dirençli ritim bozukluklarıdır. Ayrıca ilaçların ciddi yan etkilere yol açtığı, hastanın uzun süreli ilaç kullanmak istemediği veya ritim bozukluğunun hayatı tehdit ettiği durumlarda da tercih edilir.
- Atriyal fibrilasyon (AF), en sık ablasyon uygulanan ritim bozukluğudur. Kalbin üst odacıkları düzensiz ve hızlı atar; çarpıntı, nefes darlığı ve yorgunluğa yol açar. Paroksismal (nöbetler halinde gelen) AF’de ilk yıl başarı oranı yüzde 80–85 civarındadır. AF ilerleyici bir hastalık olduğundan zaman içinde tekrar ablasyon gerekebilir.
- Atriyal flutter, düzenli ama hızlı bir ritim bozukluğudur. Kalbin üst odacığında oluşan anormal elektriksel döngü ablasyonla kesilerek tedavi edilir. Başarı oranı yüzde 95’in üzerindedir.
- Supraventriküler taşikardi (SVT), ani başlayıp ani biten hızlı çarpıntı ataklarıdır. Genellikle genç yaşta görülür. AVNRT ve AVRT gibi SVT türlerinde başarı oranı yüzde 95–98 arasındadır ve genellikle kalıcı sonuç sağlar.
- Ventriküler taşikardi (VT), kalbin alt odacıklarından kaynaklanan ve yaşamsal tehlike oluşturabilen hızlı bir ritim bozukluğudur. İlaç tedavisine dirençli vakalarda ablasyon gerekir; başarı oranı altta yatan kalp hastalığına göre değişir.
- WPW sendromu, doğumsal bir elektriksel iletim bozukluğudur. Kalbin normal iletim yoluna ek olarak fazladan bir yol bulunur. Bu yol ablasyonla kesilerek tedavi edilir ve başarı oranı yüzde 95’in üzerindedir.
- Ventriküler ekstrasistol (VES), kalbin alt odacıklarından kaynaklanan erken atımlardır. Çarpıntı, atlayan vuruş veya göğüste çarpma hissi olarak fark edilir. Çoğunlukla zararsızdır ancak sık tekrarlayan ekstrasistollerde zamanla kalp kasının zayıflaması söz konusu olabilir.
Ablasyon işlemi öncesi hazırlık
İşlem planlanmadan önce EKG, ekokardiyografi, Holter monitörü ve kan testleri ile ritim bozukluğunun tipi ve şiddeti belirlenir. Kullanılan ilaçlar gözden geçirilir ve özellikle kan sulandırıcıların kesilip kesilmeyeceği değerlendirilir. Bu karar mutlaka doktor kontrolünde verilmeli, ilaçlar kendi başınıza bırakılmamalıdır.
İşlemden 8–12 saat önce aç kalınması gerekir. Hastaneye yatışın ardından damar yolu açılır, kasık bölgesi hazırlanır ve anestezi planlanır. Genellikle hafif sedasyon ve lokal anestezi uygulanır; bazı özel durumlarda genel anestezi tercih edilebilir.
Ablasyon nasıl yapılır?
Ablasyon, elektrofizyoloji veya anjiyografi laboratuvarında özel ekipmanlar ve eğitimli bir ekip tarafından gerçekleştirilir. Basit ritim bozukluklarında 1 saatten kısa sürebilirken atriyal fibrilasyon gibi karmaşık vakalarda 2–6 saate kadar uzayabilir.
Lokal anestezi uygulandıktan sonra genellikle kasık bölgesindeki toplardamara ince bir kılıf yerleştirilir. Bu kılıf aracılığıyla özel elektrotlu kateterler kalbe doğru ilerletilir. İşlem boyunca ağrı hissedilmez ve kateterlerin ilerleyişi röntgen cihazı (skopi) eşliğinde izlenir.
Kateterler kalbe ulaştığında EPS başlar. Farklı bölgelerden elektrik sinyalleri kaydedilerek ritim bozukluğunun odak noktası tespit edilir. Bazen ritim bozukluğunu tetiklemek için kalbe kontrollü elektrik uyarıları verilir; bu sırada çarpıntı hissedilebilir ve bu normaldir.
Sorunlu odak belirlendikten sonra ablasyon kateteri bölgeye yönlendirilir ve radyofrekans enerjisi ya da kriyoenerji verilerek anormal doku etkisiz hale getirilir. Her uygulama ortalama 30–60 saniye sürer. Hafif bir sıcaklık veya yanma hissi olabilir ancak ağrı beklenmez.
İşlem sonunda kalp tekrar uyarılarak ablasyonun başarısı test edilir. Ritim bozukluğu tetiklenemiyorsa işlem başarılı kabul edilir. Ardından tüm kateterler çıkarılır, giriş bölgesine baskı uygulanarak kanama durdurulur ve pansuman yapılır.
Ablasyon sonrası iyileşme
İlk 4–6 saat boyunca yatak istirahati önerilir ve giriş yapılan bacak düz tutulur. Bu sürede tansiyon, nabız ve kalp ritmi düzenli aralıklarla izlenir. Giriş bölgesinde hafif ağrı, morluk veya şişlik normaldir ve birkaç günde geçer. Kızarıklık, şişlik artışı, akıntı veya şiddetli ağrı olursa hemen bildirilmelidir.
Hastaların çoğu aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Taburculuktan önce EKG çekilir, şikayetler değerlendirilir ve gerekli ilaçlar reçete edilir.
İlk hafta fiziksel aktivite kısıtlanmalı ve 5 kilogramdan fazla ağırlık kaldırmaktan kaçınılmalıdır. Hafif yürüyüş güvenlidir ve önerilir. Koşu ve bisiklete bir hafta sonra başlanabilir. Masabaşı işlerde çalışanlar 2–3 gün sonra işe dönebilirken fiziksel iş yapanların bir hafta dinlenmesi önerilir.
İlk 2–3 ay içinde geçici ritim bozuklukları yaşanabilir; bu, iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Ablasyonun kalıcı başarısı 3–6 ay sonra değerlendirilir.
Ablasyon sonrası ilaç kullanımı
- Kan sulandırıcılar, özellikle AF ablasyonu sonrasında en az 2 ay kullanılması gereken ilaçlardır. Yüksek felç riski taşıyan hastalarda bu süre uzayabilir. INR değerleri düzenli olarak kontrol ettirilmelidir.
- Ritim düzenleyici ilaçlar, ablasyon sonrası 2–3 aylık iyileşme döneminde kullanılmaya devam edilebilir. Doktor değerlendirmesine göre sonrasında azaltılarak kesilebilir.
- Mide koruyucular, kan sulandırıcı veya aspirin kullanılıyorsa reçete edilebilir.
Tüm ilaçlar doktorun önerdiği şekilde ve düzenli olarak kullanılmalı, doktor onayı olmadan kesilmemeli ya da doz değişikliği yapılmamalıdır.
Ablasyon sonrası yaşam düzeni
- Kontroller açısından ilk muayene genellikle 1–2 hafta sonra yapılır. Üçüncü ay kontrolünde ablasyon başarısı değerlendirilir ve gerekirse Holter monitörü çekilir. Sonraki takipler 3–6 ayda bir ya da yılda bir planlanabilir.
- Beslenme konusunda Akdeniz tipi beslenme kalp sağlığı için idealdir. Bol sebze-meyve, tam tahıllar, zeytinyağı, balık ve kuruyemiş tüketimi önerilir. Doymuş yağlar, işlenmiş gıdalar ve tuz mümkün olduğunca azaltılmalıdır.
- Egzersiz için ilk hafta yalnızca yürüyüşle başlanır. İkinci haftadan itibaren tempolu yürüyüş, bisiklet ve yüzme yapılabilir. Yarışmalı sporlar için doktor onayı alınmalıdır. Ciddi yapısal kalp hastalığı varsa rekabetçi sporlardan kaçınılmalıdır.
- Seyahat konusunda uçak yolculuğu genellikle güvenlidir. Uzun yolculuklarda sık hareket edilmeli ve antikoagülan kullanılıyorsa ilaçlar yanında bulundurulmalıdır.
- Sigara ve alkol söz konusu olduğunda sigara mutlaka bırakılmalıdır. Aşırı alkol tüketimi özellikle AF’li hastalarda ritim bozukluğunu tetikleyebileceğinden mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.
- Kafein genellikle güvenlidir ancak bazı kişilerde çarpıntıyı tetikleyebilir. Kendi vücudunuzu gözlemleyin ve gerekirse tüketimi azaltın.
- Stres yönetimi için yoga, meditasyon, derin nefes egzersizleri ve hobi edinmek stresi azaltmaya yardımcı olabilir.
Riskler ve komplikasyonlar
Ablasyon, deneyimli merkezlerde yapıldığında güvenli bir işlemdir ve ciddi komplikasyon oranı yüzde 1’in altındadır. Ablasyon kararı verilirken işlemin riskleri ile ritim bozukluğunun yarattığı riskler birlikte değerlendirilir. Çoğu durumda ablasyonun faydaları risklerinden çok daha fazladır.
En sık karşılaşılan sorun, giriş bölgesinde oluşan kanama veya morluktur; bunlar kısa sürede geçer. Enfeksiyon, kalp bloğu veya damar hasarı gibi komplikasyonlar ise son derece nadir görülür.
Her ritim bozukluğu farklı risk profili taşır. Size özel riskler işlem öncesinde ayrıntılı biçimde anlatılacaktır.
Referans: Catheter Ablation





