Taşikardi, kalbin normalden hızlı atması durumudur. Erişkin bir kişide istirahat halindeyken kalp dakikada 60 ile 100 arasında atar. 100’ün üzerine çıkan her atış hızı taşikardi olarak adlandırılır. Ancak bu, her hızlı kalp atışının hastalık anlamına geldiği şeklinde anlaşılmamalıdır. Çünkü kalp, vücudun ihtiyacına göre hızını ayarlayan bir organdır.
Koşarken, merdiven çıkarken, heyecanlandığında, ateşli bir hastalık geçirirken ya da kahve içtikten sonra kalbin hızlanması beklenen bir durumdur. Vücut bu anlarda daha fazla kana ihtiyaç duyar ve kalp bu ihtiyacı karşılamak için daha hızlı çalışır. Bu doğal bir tepkidir. Hastalık olarak değerlendirilen taşikardi ise istirahatte ya da hızlanmayı gerektirmeyen bir durumda kalbin nedensiz biçimde hızlı atmasıdır.
Taşikardi neden olur?
Sebepler iki ana grupta düşünülebilir. İlk grup vücudun başka bir durumuna tepki olarak ortaya çıkan hızlanmadır. Ateş, kansızlık, tiroid bezinin fazla çalışması, sıvı kaybı, ağrı, stres, kafein ve bazı ilaçlar kalbi hızlandırabilir. Bu durumlarda asıl sorun kalpte değildir. Altta yatan neden çözüldüğünde kalp hızı kendiliğinden normale döner.
İkinci grup ise kalbin kendi elektrik sisteminden kaynaklanır. Kalbin atışını yöneten doğal bir elektrik düzeni vardır. Bu düzende bir aksaklık olduğunda kalp gereksiz yere hızlı atmaya başlayabilir. Bu durum bir aritmidir. Aritmi, kalbin ritminde bozukluk anlamına gelir. Aritmi kaynaklı taşikardilerde sorun doğrudan kalbin kendi yapısındadır ve genellikle özel bir tedavi gerektirir.
Taşikardi çeşitleri
Tek bir taşikardi yoktur. Kalbin hangi bölümünden kaynaklandığına göre farklı türlere ayrılır. Bu ayrım, tedavi şeklini belirler.
Sinüs taşikardisi en sık görülen türdür. Kalbin doğal pil bölgesi olan sinüs düğümünden kaynaklanır. Sinüs düğümü, sağ üst odacıkta yer alan ve normal kalp atışını başlatan küçük bir hücre topluluğudur. Sinüs taşikardisi çoğu zaman bir tepkidir. Egzersiz, ateş, heyecan ya da kansızlık gibi bir nedenle ortaya çıkar. Tehlikeli değildir ve neden ortadan kalkınca düzelir.
Supraventriküler taşikardi, kalbin üst odacıklarından kaynaklanan ani başlayan hızlı kalp atışlarıdır. Hasta bunu çoğu zaman “bir anda kalbim hızlandı, sonra aniden durdu” şeklinde anlatır. Atak dakikalarca sürebilir. Genellikle hayatı tehdit etmez ama yaşam kalitesini etkiler ve tedavi gerektirir.
Ventriküler taşikardi, kalbin alt odacıklarından kaynaklanır. Ventrikül, kalbin alt bölümünde yer alan ve kanı vücuda pompalayan büyük odacıktır. Bu tür taşikardi daha ciddi bir durumdur. Kalp hem hızlı hem de etkisiz çalışır. Belirtiler daha ağırdır ve acil değerlendirme gerektirir.
Atriyal fibrilasyon da hızlı kalp atışına yol açan en sık nedenlerden biridir. Bu durumda kalbin üst odacıkları düzensiz ve karmaşık biçimde kasılır. Ritim hem hızlıdır hem düzensizdir. Atriyal fibrilasyon için ayrı bir tedavi yaklaşımı vardır.
Belirtileri nelerdir?
Bazı hastalar hızlı kalp atışını hiç fark etmez. Tesadüfen tansiyon ölçerken ya da başka bir nedenle yapılan muayenede saptanır. Belirti veren hastalarda en sık şikayet çarpıntıdır. Hasta bunu “kalbim küt küt atıyor”, “göğsümde vuruyor” ya da “içim çırpınıyor” şeklinde tarif eder.
Hızlı atış sürdükçe kalp her atımda yeterince kan pompalayamaz ve vücudun bazı bölgelerine giden kan azalabilir. Bu durumda baş dönmesi, halsizlik, göz kararması, nefes darlığı ya da göğüste sıkışma hissi ortaya çıkabilir. Daha ileri durumlarda bayılma da görülebilir.
Belirtilerin ne kadar şiddetli yaşanacağı, taşikardinin türüne, süresine ve kişinin önceden bir kalp hastalığı olup olmadığına bağlıdır. Genç ve sağlıklı bir kişi hızlı atışı uzun süre rahat tolere edebilirken, kalp hastalığı olan biri kısa sürede zorlanabilir.
Tehlikeli midir?
Bu sorunun cevabı taşikardinin türüne göre değişir. Sinüs taşikardisi hemen hemen hiçbir zaman tehlikeli değildir; çünkü vücudun normal bir tepkisidir. Supraventriküler taşikardiler de büyük çoğunlukla hayatı tehdit etmez ama tedavi edilmediğinde sık tekrar eden ataklarla yaşam kalitesini düşürür.
Ventriküler taşikardi ise dikkat edilmesi gereken bir tablodur. Uzun sürdüğünde kalbin pompalama gücünü ciddi biçimde etkileyebilir. Bu yüzden belirti veren ventriküler taşikardiler her zaman tıbbi değerlendirme gerektirir.
Atriyal fibrilasyonun kendisi her zaman acil tehlike yaratmaz. Ancak uzun vadede pıhtı oluşumu ve felç gibi sonuçlara yol açabildiği için tedavisi titizlikle planlanır.
Tanı nasıl konur?
Tanının ilk basamağı kalp filmidir. EKG, kalbin elektriksel etkinliğini bir kayda dönüştüren basit ve ağrısız bir testtir. Hızlı atışın anında çekilen bir EKG çoğu zaman sorunun türünü ortaya koyar.
Ancak ataklar genellikle muayene anında olmaz. Hasta polikliniğe geldiğinde her şey normaldir. Bu durumda Holter denilen taşınabilir kayıt cihazı kullanılır. Holter, hastanın günlük yaşamı sırasında kalbinin tüm atışlarını saatlerce, hatta günlerce kaydeden küçük bir cihazdır. Atak yakalanırsa türü ve özellikleri belirlenir.
Daha ileri değerlendirme gerektiren hastalarda ekokardiyografi yapılabilir. Ekokardiyografi, ses dalgalarıyla kalbin yapısını gösteren bir görüntüleme yöntemidir. Bazı durumlarda da elektrofizyoloji çalışması önerilir. Bu, damardan ince teller yardımıyla kalbin elektrik sistemini ayrıntılı inceleyen bir işlemdir. Aynı seansta tedavi de yapılabilir.
Tedavi yaklaşımı
Tedavi tamamen sebebe göre planlanır. Bu yüzden tek bir taşikardi tedavisinden söz etmek yanıltıcı olur.
Vücutta başka bir nedene bağlı hızlı atışlarda asıl sebep tedavi edilir. Kansızlık varsa giderilir, tiroid hastalığı varsa düzenlenir, ateşli enfeksiyon tedavi edilir. Sebep ortadan kalkınca kalp hızı kendiliğinden normale döner.
Kalp kaynaklı taşikardilerde durum farklıdır. Ataklar seyrekse ve şiddetli değilse bazen sadece takip yeterli olur. Sık tekrarlayan ya da yaşam kalitesini bozan ataklarda iki ana seçenek vardır. İlki ritim düzenleyici ilaçlardır. Bu ilaçlar atakların sıklığını ve şiddetini azaltır. İkinci seçenek kateter ablasyonudur. Ablasyon, sorunun kaynaklandığı küçük bölgeyi enerji vererek susturmaya yarayan bir işlemdir. Damardan ince bir kateter kalbe ulaştırılır ve hatalı sinyalin çıktığı nokta etkisiz hale getirilir. Ablasyon birçok taşikardi türünde kalıcı çözüm sağlar.
Atak sırasında bazı manevralar da yardımcı olabilir. Yüze soğuk su çarpmak, derin nefes alıp tutmak ya da ıkınmak bazı supraventriküler taşikardi ataklarını sonlandırabilir. Bu manevralar her hastaya uygun değildir ve hekim tarafından gösterildikten sonra denenmelidir.
Hangi durumlarda hekime ulaşılmalı?
Aniden başlayan ve uzun süren çarpıntı, beraberinde baş dönmesi, göz kararması, göğüs ağrısı ya da bayılma getiriyorsa zaman kaybetmeden başvurulmalıdır. Daha önce taşikardi tanısı almış biri için atakların sıklaşması, süresinin uzaması ya da daha şiddetli hissedilmesi de bir gözden geçirme gerekçesidir.
Bilinen bir kalp hastalığı olan kişilerde her yeni başlayan hızlı atış değerlendirilmelidir. Bu kişilerde durumun seyri farklı olabilir.