Sekonder hipertansiyon nedir?
Sekonder hipertansiyon, yüksek tansiyonun altta yatan belirli bir hastalık veya nedene bağlı olarak geliştiği durumdur. Yani tansiyon yüksekliği kendi başına bir hastalık değil, başka bir sorunun sonucudur.
Bu yönüyle sekonder hipertansiyon, daha sık görülen primer (esansiyel) hipertansiyondan ayrılır. Sekonder hipertansiyonda asıl hedef, yalnızca tansiyonu düşürmek değil, neden olan hastalığı saptayıp tedavi etmektir.
Doğru neden bulunduğunda, bazı hastalarda tansiyon tamamen düzelebilir veya çok daha kolay kontrol altına alınabilir.
Sekonder hipertansiyon ne kadar sıktır?
Yüksek tansiyon hastalarının yaklaşık %5–10’unda sekonder hipertansiyon saptanır. Oran düşük gibi görünse de, özellikle genç yaşta başlayan, ani ortaya çıkan veya tedaviye dirençli tansiyonu olan kişilerde bu oran belirgin şekilde artar.
Bu nedenle herkes için olmasa da, doğru hastada sekonder nedenlerin araştırılması büyük önem taşır.
Sekonder hipertansiyon neden olur?
Sekonder hipertansiyonun nedeni genellikle tansiyonu doğrudan etkileyen bir organ veya hormonal sistem bozukluğudur.
Böbrek hastalıkları
Sekonder hipertansiyonun en sık nedenidir. Böbrekler vücudun sıvı ve tuz dengesini düzenler. Böbrek dokusu veya böbrek damarları etkilendiğinde tansiyon yükselir.
Kronik böbrek hastalığı, böbrek iltihapları veya böbrek damar darlıkları bu gruba girer. Özellikle böbrek atardamarı darlığı, ani başlayan ve ilaçlara dirençli hipertansiyonun önemli bir nedenidir.
Hormonal (Endokrin) nedenler
Bazı hormonlar tansiyon üzerinde çok güçlü etkiye sahiptir. Bu hormonların fazla salgılanması sekonder hipertansiyona yol açabilir.
Böbrek üstü bezinden aldosteron hormonunun fazla salgılanması (primer hiperaldosteronizm), dirençli hipertansiyonun sık ve çoğu zaman gözden kaçan bir nedenidir. Genellikle potasyum düşüklüğü ile birlikte görülür.
Feokromositoma adı verilen nadir tümörlerde ise adrenalin benzeri hormonlar fazla salgılanır. Bu durum ani tansiyon yükselmeleri, çarpıntı, terleme ve baş ağrısı atakları ile kendini gösterebilir.
Tiroid bezinin fazla veya yetersiz çalışması da tansiyon dengesini bozabilir.
Uyku apnesi
Uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durmasıyla seyreden obstrüktif uyku apnesi, sekonder hipertansiyonun giderek daha sık tanınan bir nedenidir.
Gece oksijen düşüşleri ve stres hormonlarının artışı tansiyonun özellikle gece ve sabah saatlerinde yükselmesine yol açar. Uyku apnesi tedavi edilmediğinde tansiyon ilaçlarla zor kontrol edilir.
İlaçlar ve maddeler
Bazı ilaçlar tansiyonu yükseltebilir veya mevcut hipertansiyonu kötüleştirebilir.
Uzun süreli ağrı kesici kullanımı (NSAİİ’ler), kortizon türevleri, doğum kontrol hapları, bazı antidepresanlar ve burun spreyleri buna örnektir. Alkol, uyarıcı maddeler ve bazı bitkisel ürünler de tansiyon yükselmesine neden olabilir.
Damar ve doğumsal nedenler
Aort damarının doğuştan dar olması (aort koarktasyonu) genç yaşta başlayan hipertansiyonun nadir ama önemli nedenlerinden biridir. Özellikle kollarda yüksek, bacaklarda düşük tansiyon saptanması dikkat çekicidir.
Sekonder hipertansiyon belirtileri nelerdir?
Sekonder hipertansiyonun belirtileri çoğu zaman yüksek tansiyonun kendisine bağlıdır ve primer hipertansiyondan ayırt edici olmayabilir.
Ancak bazı durumlar sekonder nedenleri düşündürür:
- Genç yaşta (özellikle 30 yaş altı) başlayan tansiyon yüksekliği
- Kısa sürede hızla yükselen tansiyon
- Birden fazla ilaca rağmen kontrol edilemeyen hipertansiyon
- Ani tansiyon ataklarıyla birlikte çarpıntı, terleme, baş ağrısı
- Potasyum düşüklüğü
- Böbrek fonksiyonlarında bozulma
Bu durumlarda altta yatan neden mutlaka araştırılmalıdır.
Sekonder hipertansiyon nasıl tanınır?
Sekonder hipertansiyon tanısı, şüphelenmekle başlar. Her tansiyon hastasında araştırılmaz, ancak uygun klinik ipuçları varsa değerlendirme yapılır.
Kan ve idrar testleri ile böbrek fonksiyonları ve hormon düzeyleri incelenir. Gerekli durumlarda ultrason, tomografi, MR veya damar görüntülemeleri yapılabilir. Uyku apnesi şüphesinde uyku testi istenir.
Amaç, tansiyonun neden yükseldiğini net olarak ortaya koymaktır.
Sekonder hipertansiyon nasıl tedavi edilir?
Sekonder hipertansiyon tedavisinde temel yaklaşım, nedene yönelik tedavidir.
Eğer sorun böbrek hastalığıysa böbrek tedavisi planlanır. Hormon fazlalığı varsa buna yönelik ilaç veya girişimsel tedaviler uygulanır. Böbrek damar darlığında uygun hastalarda stent veya cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Uyku apnesi saptanırsa CPAP tedavisi tansiyonda belirgin düzelme sağlayabilir. Tansiyonu yükselten ilaçlar varsa kesilir veya değiştirilir.
Bu süreçte çoğu hastada tansiyon ilaçları da kullanılır. Ancak altta yatan neden düzeldikçe ilaç ihtiyacı azalabilir, hatta bazı hastalarda tamamen ortadan kalkabilir.
Sekonder hipertansiyon iyileşir mi?
Sekonder hipertansiyonun en önemli farkı, bazı durumlarda tamamen düzelebilmesidir. Neden erken saptanır ve doğru şekilde tedavi edilirse, tansiyon kalıcı olarak normale dönebilir.
Bu nedenle özellikle genç yaşta, ani başlayan veya tedaviye dirençli hipertansiyonu olan kişilerde sekonder nedenlerin araştırılması büyük önem taşır.
Ne zaman doktora başvurmalısınız?
Tansiyonunuz genç yaşta başladıysa, kısa sürede hızla yükseldiyse veya birden fazla ilaca rağmen kontrol altına alınamıyorsa mutlaka ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.
Ayrıca tansiyon ataklarına çarpıntı, terleme, baş ağrısı veya bayılma hissi eşlik ediyorsa gecikmeden doktora başvurmanız gerekir.
Referans: Secondary Hypertension
