Derin Ven Trombozu (DVT) Nedir?
Derin ven trombozu, vücudun derin toplardamarlarından birinde kan pıhtısı oluşmasıdır. Kısaca DVT olarak adlandırılır.
En sık bacaklarda görülür. Pıhtı yerinden koparsa akciğere ulaşabilir ve pulmoner emboliye neden olabilir.
Derin Ven Trombozu Neden Olur?
DVT, toplardamardaki kan akışının yavaşlaması veya kanın pıhtılaşmaya yatkın hale gelmesiyle oluşur. Uzun süre hareketsiz kalmak, ameliyat geçirmek ve yatağa bağımlı olmak riski artırır.
Kanser, gebelik, doğum sonrası dönem, östrojen içeren ilaçlar ve daha önce pıhtı geçirmek de önemli risk faktörleridir. Bazı kişilerde kalıtsal pıhtılaşma eğilimi bulunabilir.
DVT Belirtileri Nelerdir?
DVT en sık tek bacakta şişlik, ağrı ve hassasiyete neden olur. Baldırda gerginlik hissedilebilir. Etkilenen bölge sıcak, kızarık veya renk değiştirmiş olabilir.
Ağrı yürürken ya da ayağa kalkarken belirginleşebilir. Ancak bazı hastalarda hiçbir belirti görülmeyebilir.
DVT Hangi Bölgelerde Görülür?
DVT çoğunlukla baldır, diz arkası, uyluk veya leğen kemiği çevresindeki derin damarlarda gelişir. Pıhtı daha yukarıdaki damarlarda olduğunda akciğere ulaşma riski artabilir.
Daha seyrek olarak kollarda da görülebilir. Özellikle toplardamar içine yerleştirilen kateterler kol damarlarında pıhtıya neden olabilir.
DVT Tehlikeli midir?
DVT tedavi edilmediğinde pıhtı büyüyebilir veya yerinden kopabilir. Akciğer damarına ulaşan pıhtı, pulmoner emboli adı verilen ciddi bir duruma yol açabilir.
Uzun dönemde bacakta kalıcı şişlik, ağrı ve cilt değişiklikleri gelişebilir. Bu tablo posttrombotik sendrom olarak adlandırılır.
DVT’de Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Bir bacakta aniden gelişen şişlik, ağrı, sıcaklık veya renk değişikliği varsa aynı gün değerlendirme gerekir. Özellikle yakın zamanda ameliyat geçiren veya uzun süre hareketsiz kalan kişiler gecikmemelidir.
Bacak şikâyetlerine nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı öksürük veya bayılma eklenirse 112 aranmalıdır. Bu belirtiler pıhtının akciğere ulaştığını gösterebilir.
DVT Tanısı Nasıl Konur?
Tanıda en sık renkli Doppler ultrason kullanılır. Bu inceleme damardaki kan akışını ve pıhtının bulunduğu bölgeyi gösterir.
Bazı hastalarda D-dimer adı verilen kan testi istenebilir. Ancak yüksek D-dimer tek başına DVT tanısı koydurmaz. Sonuç, muayene ve görüntüleme ile birlikte değerlendirilir.
DVT Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavinin temelini kan sulandırıcı ilaçlar oluşturur. Bu ilaçlar pıhtının büyümesini ve yeni pıhtıların oluşmasını önler. Vücut mevcut pıhtıyı zaman içinde küçültür.
Çok büyük pıhtılarda veya bacağın dolaşımının ciddi biçimde bozulduğu durumlarda kateterle tedavi düşünülebilir. Her hastada girişimsel işlem gerekmez.
Kan Sulandırıcı Tedavi Ne Kadar Sürer?
Tedavi çoğunlukla en az üç ay sürer. Kesin süre, pıhtının nedenine ve tekrar oluşma riskine göre belirlenir.
Ameliyat veya geçici hareketsizlik sonrasında gelişen DVT’de daha kısa süre yeterli olabilir. Nedeni bulunamayan veya tekrarlayan pıhtılarda tedavi daha uzun sürdürülebilir.
DVT Tamamen İyileşir mi?
Çoğu hasta uygun tedaviyle iyileşir. Ağrı ve şişlik zamanla azalır. Ancak pıhtının tamamen küçülmesi haftalar veya aylar sürebilir.
Bazı hastalarda bacak şişliği uzun süre devam edebilir. Yakınmalar azalmıyorsa toplardamarlardaki kalıcı hasar açısından değerlendirme yapılmalıdır.
DVT Tekrarlar mı?
DVT bazı kişilerde yeniden gelişebilir. Daha önce pıhtı geçirmek, aktif kanser ve kalıcı pıhtılaşma eğilimi tekrar riskini artırır.
Kan sulandırıcı ilacın düzenli kullanılması önemlidir. İlaç doktor önerisi olmadan kesilmemelidir.
DVT’den Korunmak İçin Ne Yapılabilir?
Uzun süre hareketsiz kalmamak ve mümkün olduğunca erken yürümek riski azaltır. Uzun yolculuklarda ara sıra ayağa kalkmak ve ayak bileklerini hareket ettirmek yararlıdır.
Ameliyat sonrasında riskli hastalara koruyucu kan sulandırıcı verilebilir. Varis çorabı ise yalnızca uygun hastalarda ve doğru ölçüyle kullanılmalıdır.