Ejeksiyon Fraksiyonu
Ejeksiyon Fraksiyonu

Ejeksiyon Fraksiyonu (EF) Nedir? EF Kaç Olmalıdır?

Facebook
X
WhatsApp
Telegram

Ejeksiyon Fraksiyonu (EF), kalbinizin her atışta içine dolan kanın yüzde kaçını vücuda pompaladığını gösteren en temel ölçümdür. Kalbiniz bir pompa gibi çalışır ve her atışta içindeki kanın tamamını boşaltmaz; bir miktarını içinde tutar. EF değeri, kalbinizin ne kadar güçlü kasıldığını ve vücudun oksijen ihtiyacını karşılayıp karşılayamadığını anlamamızı sağlayan hayati bir “performans puanı” gibidir.

Bu değer genellikle Ekokardiyografi (EKO) denilen kalp ultrasonu ile ölçülür. Kalp yetmezliği tanısı koyarken, tedavi sürecini izlerken veya bir hastanın ameliyat riskini değerlendirirken doktorların baktığı ilk ve en önemli veridir.

Ejeksiyon Fraksiyonu (EF) Nedir?

Ejeksiyon fraksiyonu (EF), kalbinizin her kasılmada içindeki kanın ne kadarını vücuda pompaladığını gösteren bir ölçümdür. Kalbin pompa gücünü değerlendirmek için kullanılır. EF değeri normalde %50–70 arasında olmalıdır.

EF Değerleri Ne Anlama Gelir?

Kalp sağlığınızı değerlendirirken EF değerleri belirli aralıklara göre sınıflandırılır. Bu yüzdeler kalbinizin pompa gücünü şu şekilde özetler:

Normal EF (%50 – %70): Kalbinizin kasılma gücü sağlıklıdır ve vücudun ihtiyacı olan kanı rahatlıkla pompalayabiliyordur. EF değerinin %100 olmaması bir sorun değildir; kalbin bir miktar kanı içinde tutması normal bir işleyiştir.

Sınırda EF (%41 – %49): Kalp kasılmasında hafif bir zayıflama başlamış olabilir. Bu seviyede her zaman belirgin bir belirti görülmese de yakından takip edilmesi gereken bir aşamadır.

Düşük EF (%40 ve Altı): Kalbin pompalama gücünün belirgin şekilde azaldığını gösterir ve sıklıkla kalp yetmezliği ile ilişkilidir. Kalp, vücudun ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabildiği için çabuk yorulma, nefes darlığı ve efor kapasitesinde azalma gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

EF Değeri Neden Düşer?

Kalp kasını zayıflatan veya kalbin yapısal düzenini bozan pek çok durum EF değerinin düşmesine yol açabilir. Bu nedenlerin başında gelen kalp krizi, kalbi besleyen damarların tıkanması sonucu kalp kasının bir bölgesinin oksijensiz kalarak hasar görmesine neden olur. Hasar gören bu bölge canlılığını yitirdiği için diğer sağlıklı kaslar gibi kasılamaz ve bu da kalbin toplam pompalama gücünü doğrudan düşürür. Kalp krizi sonrası erken müdahale bu yüzden hayati önem taşır çünkü kurtarılan her kas hücresi EF değerinin korunması anlamına gelir.

Yıllarca süren ve kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon da kalbin en büyük düşmanlarından biridir. Kalbiniz yüksek basınca karşı kanı pompalamak için sürekli daha fazla güç harcamak zorunda kalır. Başlangıçta bu yüke uyum sağlamak için kalınlaşan kalp kası, zamanla yorulur ve esnekliğini kaybederek gevşemeye başlar. Benzer bir durum kalp kapak hastalıklarında da görülür. Kapaklardaki darlıklar kanın çıkışını zorlaştırırken, kaçaklar ise pompalanan kanın geri sızmasına neden olarak kalbin verimini düşürür ve kas yapısının bozulmasına zemin hazırlar.

Bunların yanı sıra kardiyomiyopati olarak adlandırılan kalp kası hastalıkları da EF değerini ciddi şekilde etkileyebilir. Genetik yatkınlık, ağır metal zehirlenmeleri, aşırı alkol tüketimi veya bazı virüslerin neden olduğu enfeksiyonlar kalp kasının doğrudan zayıflamasına veya kalbin genişlemesine yol açabilir. Bu durumda kalp kası lifleri birbirine tam tutunamaz ve etkili bir kasılma gerçekleştiremez. Tüm bu süreçler sonucunda kalbin her atışta vücuda gönderdiği kan oranı azalarak EF değerinin düşmesine neden olabilir.

EF Değeri Tekrar Yükselebilir mi?

EF değerinin düşmesi her zaman kalıcı bir durum değildir. Günümüzde gelişen ilaç tedavileri, ritim düzenleyici piller ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde pek çok hastada EF değerinin tekrar yükseldiği görülmektedir. Özellikle kalp krizinden hemen sonra başlanan tedavilerle kalp kası kendini toparlayabilir.

Düşük EF değerine sahip hastalar için tuz kısıtlaması, düzenli egzersiz (doktor kontrolünde) ve doktorun reçete ettiği ilaçların (beta blokerler, ACE inhibitörleri vb.) aksatılmadan kullanılması kalbin yükünü azaltarak pompalama gücünü iyileştirebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

EF değerim %55, bu kalbimin yarısı çalışıyor mu demektir?

Hayır, bu çok sık yapılan bir yanlıştır. EF değerinin %50-70 arasında olması kalbinizin tam kapasiteyle ve sağlıklı çalıştığı anlamına gelir. Kalp zaten hiçbir zaman içindeki kanın tamamını (%100) boşaltmaz.

EF düşüklüğü her zaman belirti verir mi?

Her zaman değil. Bazı kişilerde EF değeri %35-40 civarına düşene kadar vücut bunu tolere edebilir ve kişi belirgin bir şikayet hissetmeyebilir. Ancak değer düştükçe merdiven çıkarken nefes darlığı veya ayak bileklerinde şişlik gibi belirtiler başlar.

EF değeri sadece ultrasonla mı ölçülür?

EKO en pratik yöntemdir ancak daha kesin sonuçlar gerektiğinde Kalp MR’ı (Kardiyak MR) veya nükleer tıp testleri (MUGA taraması) gibi daha ileri yöntemlerle de ölçüm yapılabilir.

EF değerim düşükse spor yapabilir miyim?

Düşük EF değerine sahip hastaların ağır ve zorlayıcı sporlardan kaçınması gerekir. Ancak doktorunuzun onayladığı, tempolu yürüyüş gibi hafif aktiviteler kalp sağlığınızı desteklemek için aslında çok faydalıdır.

Referans: LVEF

RANDEVU ALIN

“Ejeksiyon Fraksiyonu” ile ilgili detaylı bilgi ve değerlendirme için Prof. Dr. Taylan Akgün’den randevu alabilirsiniz.