Kalp Krizi
Kalp Krizi (Pıhtının damarı tıkaması ve kalp kasında meydana gelen hasarı görmektesiniz.)

Kalp Krizi Neden Olur? Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?

Facebook
X
WhatsApp
Telegram

Kalbiniz, vücudun diğer tüm kasları gibi yaşamak için sürekli oksijene ihtiyaç duyar. Damarlarınızda zamanla oluşan kolesterol plakları yırtıldığında bu bölgede hızlıca bir pıhtı oluşur. Oluşan pıhtı kan akışını tamamen kestiğinde, beslenemeyen kalp dokusu ölmeye başlar. Bu durum tıbbi dilde miyokard enfarktüsü olarak adlandırılır.

Zaman, kalp krizinde en kritik faktördür. Damar ne kadar uzun süre kapalı kalırsa kalp kasındaki hasar o kadar kalıcı hale gelir. Bu nedenle belirtiler başladığı andan itibaren dakikaların önemi büyüktür. Erken müdahale sadece hayat kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda kalbin ileride zayıflamasını ve kalp yetmezliği gelişmesini de engeller.

Kalp Krizi Nedir?

Kalp krizi, kalbinizi besleyen koroner damarlardan birinin aniden tıkanması sonucu o bölgedeki kalp kasının oksijensiz kalarak hasar görmesidir.

Kalp Krizi Neden Olur?

Kalp krizinin en yaygın nedeni, damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz sürecidir. Yıllar içinde damar duvarlarında biriken yağlı maddeler damarların daralmasına yol açar. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı (diyabet) ve yüksek kolesterol bu süreci hızlandıran en önemli risk faktörleridir. Ayrıca genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı ve yoğun stres de damar yapısının bozulmasına katkıda bulunur.

Bazen damarlar çok dar olmasa bile, üzerinde oluşan küçük bir çatlak vücudun savunma sistemini harekete geçirerek pıhtı oluşumuna neden olabilir. Nadir durumlarda ise kalp damarlarının aniden büzülmesi (spazm) veya başka bir yerden kopup gelen bir pıhtının damarı tıkaması da krize yol açabilir. Bu faktörlerin çoğu kontrol edilebilir olduğu için yaşam tarzı değişiklikleri kriz riskini büyük oranda azaltır.

Kalp Krizi Belirtiler Nelerdir ve Nasıl Hissedilir?

En yaygın kalp krizi belirtisi, göğsün orta kısmında hissedilen ve dakikalarca süren şiddetli baskı, sıkışma veya yanma hissidir. Bu ağrı sanki göğsünüzün üzerine biri oturmuş gibi tarif edilir. Ağrı genellikle sol kola, boyna, çeneye, sırta veya mide bölgesine doğru yayılım gösterebilir.

Ağrıyla birlikte soğuk terleme, mide bulantısı, kusma ve ani gelişen nefes darlığı gibi şikayetler görülebilir. Bazı kişilerde, özellikle şeker hastalarında ve kadınlarda ağrı çok belirgin olmayabilir. Bunun yerine sadece aşırı halsizlik, hazımsızlık hissi veya açıklanamayan bir kaygı hali yaşanabilir. Eğer bu belirtilerden birini veya birkaçını yaşıyorsanız, durumun geçmesini beklemeden hemen tıbbi yardım almalısınız.

Kalp Krizi Tanı ve Tedavi Süreci

Hastaneye ulaştığınızda ilk olarak EKG çekilerek kalbinizin elektriksel haritası incelenir. EKG, damarın tıkanıp tıkanmadığı konusunda doktora çok hızlı bilgi verir. Ayrıca kan tahlili yapılarak kalp kası hasar gördüğünde kana salınan özel proteinlerin (troponin) seviyesine bakılır. Eğer kriz şüphesi yüksekse vakit kaybetmeden anjiyo laboratuvarına alınırsınız.

Tedavide temel amaç tıkalı damarı en kısa sürede açmaktır. Koroner anjiyografi yöntemiyle damarın yeri tespit edilir ve ardından balon veya stent yardımıyla tıkanıklık giderilir. Bazı durumlarda tıkanıklık çok fazlaysa veya stent için uygun değilse acil bypass ameliyatı gerekebilir. İşlemden sonra kalbinizi korumak, kanın pıhtılaşmasını önlemek ve tansiyonu düzenlemek için bir dizi ilaç tedavisine başlanır.

Kalp Krizi Nelere Yol Açabilir?

Kalp krizi sadece o an yaşanan bir olay değildir; kalbinizin yapısında ve çalışma düzeninde kalıcı etkiler bırakabilir. Eğer damar tıkanıklığı nedeniyle kalp kasının bir kısmı oksijensiz kalarak işlevini yitirirse, kalbin kan pompalama gücü azalır. Bu durum ilerleyen süreçte kalp yetmezliği olarak adlandırılan ve vücudun ihtiyacı olan kanın karşılanamadığı kronik bir tabloya dönüşebilir. Ayrıca hasar gören kalp dokusu, kalbin elektriksel iletim sistemini bozarak hayati tehlike yaratan ritim bozukluklarını tetikleyebilir.

Hasarın boyutu krizin ne kadar sürdüğüyle doğrudan ilişkilidir. Bazı durumlarda kalp kapakçıklarını tutan kaslar zarar görebilir ve bu da kapak yetmezliklerine yol açabilir. Çok nadir de olsa, zayıflayan kalp duvarında yırtılmalar veya genişlemeler (anevrizma) meydana gelebilir. Tüm bu riskler nedeniyle kriz sonrasındaki takip süreci, en az kriz anındaki müdahale kadar büyük önem taşır.

Kalp Krizi Nasıl Önlenir?

Kalp krizini önlemenin en etkili yolu, damar sağlığınızı bozan risk faktörlerini kontrol altına almaktır. Sigarayı tamamen hayatınızdan çıkarmak, kalp damarlarınızın tıkanma riskini yarı yarıya azaltan en güçlü adımdır. Beslenme düzeninizde hayvansal yağları ve işlenmiş gıdaları azaltıp; sebze, meyve ve tam tahıllara ağırlık vermeniz damar duvarlarınızı korur. Ayrıca kan basıncınızı (tansiyon) ve şeker seviyenizi doktorunuzun önerdiği sınırlarda tutmak, kalbinizin üzerindeki yükü hafifletir.

Hareketli bir yaşam tarzı benimsemek damar esnekliğinizi artırır. Haftanın çoğu günü yapacağınız 30 dakikalık orta tempolu yürüyüşler kalp sağlığınız için mükemmel bir yatırımdır. Eğer ailenizde kalp hastalığı öyküsü varsa, hiçbir şikayetiniz olmasa bile düzenli kardiyoloji kontrollerine gitmeniz erken teşhis açısından hayat kurtarıcıdır. Unutmayın ki kalp krizi genellikle yıllar süren bir birikimin sonucudur ve sağlıklı alışkanlıklar bu süreci durdurabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kadınlarda kalp krizi belirtileri erkeklerden farklı mıdır?

Evet, kadınlarda kalp krizi her zaman klasik göğüs ağrısı ile ortaya çıkmayabilir. Kadınlar genellikle göğüste baskı yerine aşırı yorgunluk, nefes darlığı, mide bulantısı ve sırt ağrısı gibi belirtiler yaşarlar. Bu belirtiler bazen grip veya yorgunlukla karıştırıldığı için kadınlarda tanı konulması gecikebilir. Özellikle çene ve boyun bölgesine vuran açıklanamayan ağrılar kadınlar için ciddi bir uyarıcı işaret olarak kabul edilmelidir.

Kalp krizi sırasında öksürmek hayat kurtarır mı?

Sosyal medyada yayılan “öksürerek krizden kurtulma” bilgisi tıbbi bir gerçek değildir. Kriz anında yapmanız gereken en önemli şey hareket etmeyi bırakmak, sakin kalmaya çalışmak ve hemen 112 Acil Servis’i aramaktır.

Kriz anında aspirin içmek doğru mudur?

Eğer doktorunuzun daha önceden bildirdiği bir alerjiniz yoksa, yardım beklerken bir adet aspirini çiğneyerek yutmak pıhtının büyümesini yavaşlatabilir. Ancak bunu yapmadan önce mutlaka sağlık ekiplerine danışmalısınız.

Kalp krizi sonrası normal hayata dönülebilir mi?

Evet, pek çok hasta uygun tedavi ve rehabilitasyon süreciyle eski sağlığına kavuşabilir. Ancak kriz sonrası sigarayı bırakmak, sağlıklı beslenmek ve ilaçları aksatmamak şarttır.

Genç yaşta kalp krizi görülür mü?

Maalesef evet. Özellikle sigara kullanımı, yoğun stres ve genetik faktörler nedeniyle günümüzde kalp krizi görülme yaşı oldukça düşmüştür.

Kalp krizi geçiren bir kişi tamamen iyileşebilir mi?

Evet, doğru tedavi ve zamanında müdahale ile kalp krizi geçiren kişiler normal hayatlarına dönebilirler. Ancak buradaki en kritik nokta kalp kasında ne kadar hasar oluştuğudur. Eğer damar çok hızlı açılmışsa kalp kası korunur; fakat geç kalındığında oluşan hasar kalıcı olabilir ve ileride kalp yetmezliği riskini artırabilir. Düzenli ilaç kullanımı ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kalbin gücünü korumak mümkündür.

Evde kalp krizi belirtileri hissedildiğinde ne yapılmalıdır?

Böyle bir durumda yapılacak ilk ve en önemli iş vakit kaybetmeden 112 Acil Servis’i aramaktır. Sağlık ekipleri gelene kadar hareket etmeyi bırakmalı ve oturur pozisyonda dinlenmelisiniz. Eğer doktorunuzun daha önceden bildirdiği bir engel yoksa bir adet aspirini çiğneyerek yutmak faydalı olabilir. Ancak kendi aracınızla hastaneye gitmeye çalışmamalı ve yanınızda kimse yoksa kapıyı aralık bırakarak yardımın size ulaşmasını kolaylaştırmalısınız.

Sessiz kalp krizi nedir ve kimlerde daha sık görülür?

Sessiz kalp krizi, belirgin bir göğüs ağrısı olmadan gerçekleşen kriz türüdür. Bu durum özellikle şeker hastalarında (diyabet), sinir uçlarındaki hasar nedeniyle ağrı hissedilmediği için daha sık görülür. Ayrıca ileri yaştaki bireylerde ve bazı kadın hastalarda kriz sadece aşırı yorgunluk, hafif nefes darlığı veya mide bulantısı ile seyredebilir. Fark edilmeyen bu krizler, kalpte kalıcı hasar bırakma riski taşıdığı için rutin kontroller çok önemlidir.

Genetik faktörler kalp krizi riskini ne kadar etkiler?

Aile öyküsü kalp sağlığında önemli bir belirleyicidir. Eğer birinci derece akrabalarınızda (anne, baba veya kardeş) genç yaşta kalp krizi öyküsü varsa sizin de riskiniz normale göre daha yüksektir. Ancak genetik her şey demek değildir. Sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma ve egzersiz gibi kontrol edilebilir faktörlerle genetik riskinizi büyük oranda dengeleyebilirsiniz.

Kalp krizi EKG testinde her zaman belli olur mu?

EKG, kalp krizini saptamada en hızlı ve önemli araçtır ancak her zaman tek başına yeterli olmayabilir. Bazı kriz türlerinde EKG bulguları normal görünebilir veya değişikliklerin ortaya çıkması zaman alabilir. Bu nedenle doktorlar teşhisi kesinleştirmek için kan tahliliyle kalp enzimlerine bakar ve gerekirse anjiyografi yöntemine başvurur.

Yalancı kalp krizi nedir ve gerçek krizden nasıl ayırt edilir?

Göğüs bölgesinde hissedilen her ağrı kalp krizi değildir. Kas ağrıları, mide asidinin yemek borusuna kaçması (reflü), safra kesesi sorunları veya panik atak gibi durumlar kriz belirtilerini taklit edebilir. Ancak ağrının kalp krizi olup olmadığını kendi başınıza ayırt etmeye çalışmak risklidir. Özellikle terleme ve nefes darlığının eşlik ettiği ağrılarda mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır.

Referans: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK537076/

RANDEVU ALIN

“Kalp Krizi” ile ilgili detaylı bilgi ve değerlendirme için Prof. Dr. Taylan Akgün’den randevu alabilirsiniz.