Ablasyon, çarpıntı ve ritim bozukluğu yaşayan kişilerde kalbin düzenli çalışmasını sağlamak için uygulanan girişimsel bir tedavi yöntemidir. Amaç, kalpte gereksiz veya yanlış elektrik sinyalleri üreten bölgeleri etkisiz hale getirerek kalbin doğal ritmini geri kazandırmaktır. Bu işlem, özellikle sık çarpıntı nöbetleri yaşayan, günlük hayatı etkilenmiş veya ilaçlarla tam olarak kontrol sağlanamayan hastalarda önemli bir rahatlama sağlar.
- Ablasyon Nedir?
- Ablasyon Neden Yapılır?
- Ablasyon Öncesi Hazırlık
- Ablasyon Nasıl Yapılır?
- Ablasyon Sırasında Neler Hissedilir?
- Ablasyon Sonrası İyileşme ve Bakım
- Ablasyon Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
- Ablasyon Yapılmazsa Ne Olur?
- Ablasyonun Faydaları ve Başarı Oranları
- Olası Riskler ve Komplikasyonlar
- Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
- Sık Sorulan Sorular
- İstanbul Ablasyon
Ablasyon Nedir?
Ablasyon, kalpte ritim bozukluğuna yol açan küçük alanların bulunup, bu bölgelere kontrollü bir şekilde ısıtma (radyo dalgası) veya dondurma (kriyoterapi) enerjisi uygulanmasıyla yapılan bir işlemdir. Bu enerji, o bölgenin hatalı sinyal üretmesini engeller. Kalbi bir elektrik devresi gibi düşünürsek: Ablasyon, devrede kısa devre yapan kablonun onarılması gibidir.
İşlemin en önemli özelliği, vücutta herhangi bir kesik açılmamasıdır. Kasık veya kol bölgesindeki damardan ince kateterler ilerletilir ve işlem bu yoldan yapılır. Bu nedenle iyileşme süresi kısa, günlük yaşama dönüş ise oldukça hızlıdır.
Ablasyon Neden Yapılır?
Ablasyon, özellikle tekrarlayan çarpıntı atakları yaşayanlarda, bu atakların yaşam kalitesini bozduğu durumlarda veya ritim bozukluğunun uzun vadede kalbe zarar verme riski olduğunda uygulanır. Bazı ritim bozuklukları yalnızca rahatsızlık vermez; aynı zamanda kalbin yorulmasına, nefes darlığına ve felç riskine yol açabilir.
En yaygın nedenlerden biri atriyal fibrilasyondur; kalbin üst odacıklarının düzensiz ve hızlı çarptığı bir durumdur. Bu durum kan pıhtısı oluşumuna ve felç riskine yol açabilir.
Supraventriküler taşikardi, özellikle genç yetişkinlerde görülür. Ani başlayan ve ani biten çarpıntı nöbetlerine neden olur. Bu durumda başarı oranı oldukça yüksektir ve çoğu hasta tek seansta tamamen iyileşir.
Wolff-Parkinson-White sendromu, doğuştan gelen fazladan bir elektrik yolu bulunan hastalarda görülür. Bu fazla yol tehlikeli ritim bozukluklarına yol açabilir. Ablasyon bu fazla yolu kalıcı olarak ortadan kaldırır.
Ventriküler taşikardi, kalbin alt odacıklarından kaynaklanan hızlı ritim bozukluğudur ve hayati tehlike yaratabilir. Ablasyon bu tehlikeli odakları yok ederek ani ölüm riskini azaltır.
Bazı hastalarda kalp ritim bozukluğu sürekli yorgunluğa, baş dönmesine, bayılmalara veya göğüs ağrısına neden olur. İlaçlar bu belirtileri tamamen gideremediğinde veya ciddi yan etkilere yol açtığında ablasyon tercih edilir.
Ablasyon Öncesi Hazırlık
İşlem öncesinde kalbin yapısını ve ritim bozukluğunun özelliklerini değerlendirmek için EKG, Holter, kan tahlilleri ve kalp ultrasonu yapılır. Bazı ritim bozukluklarında işlemden önce belirli ilaçların azaltılması veya geçici olarak bırakılması gerekebilir.
Hastaların çoğu işlem günü aç gelmesi istenir. Bu, kullanılan ilaçların ve verilen sedasyonun güvenliği için gereklidir. Doktorunuz işlem öncesinde adım adım ne olacağını anlatır; böylece hasta sürece daha rahat hazırlanır. Tüm hazırlıkların amacı, işlemin daha tahmin edilebilir, güvenli ve konforlu olmasını sağlamaktır.
Ablasyon Nasıl Yapılır?
Ablasyon, genellikle kasıktan girilen damarlardan yapılır. İnce kateterler damar yoluyla kalbe ulaşır. Bu kateterler, kalbin elektriksel haritasını çıkartarak ritim bozukluğunun nereden başladığını gösterir. Sorunlu bölge tespit edildikten sonra ablasyon aşaması başlar. Ablasyon kateteri hedef bölgeye yerleştirilir ve ısı veya soğuk enerji verilmeye başlanır. Her bir ablasyon uygulaması genellikle 30-60 saniye sürer.
Ablasyon elektrofizyoloji konusunda uzmanlaşmış kardiyologlar tarafından yapılır ve işlem boyunca kalp ritminiz sürekli izlenir. Ablasyon tamamlandıktan sonra doktorunuz yeniden testler yaparak ritim bozukluğunun düzelip düzelmediğini kontrol eder. Kateterler çıkarılır ve damar giriş noktalarına baskı uygulanır. İşlem süresi 2-6 saat arasında değişir.
Ablasyon Sırasında Neler Hissedilir?
Ablasyon öncesinde verilen sedasyon ilacı sizi sakinleştirir ve hafif uykulu bir duruma sokar. Kendinizi rahat hissedersiniz ancak doktorunuzun talimatlarını duyabilirsiniz. Bazı hastalar işlemin büyük bölümünü hatırlamazken bazıları her şeyin farkındadır.
Lokal anestezi yapıldığında küçük bir iğne batması hissedersiniz. Ardından bölge uyuşur ve kateterler yerleştirilirken hiçbir ağrı hissetmezsiniz.
Kateterler kalp içinde hareket ederken genellikle hiçbir şey hissetmezsiniz. Doktorunuz elektriksel testler yaparken, özellikle ritim bozukluğunuzu tetiklediğinde alışık olduğunuz çarpıntı hissini yaşayabilirsiniz. Bu sadece birkaç saniye sürer.
Ablasyon sırasında göğsünüzde hafif bir ısınma veya baskı hissi duyabilirsiniz. Bazı hastalar hiçbir şey hissetmezken bazıları göğüste hafif bir rahatsızlıktan bahseder. Eğer rahatsızlık hissederseniz ekibe söyleyin; size ek ilaç verilebilir.
İşlem boyunca uzun süre sırt üstü yatmanız gerekir. Bu nedenle sırtınız veya kalçanız ağrıyabilir. Pozisyonunuzu hafifçe değiştirmek istediğinizde ekibe haber verin.
Ablasyon Sonrası İyileşme ve Bakım
Ablasyon sonrası hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün eve dönebilir. İlk birkaç saat gözlem altında kalmak giriş yerinin kontrolü ve kalp ritminin izlenmesi için önemlidir.
Kasık bölgesinde hafif ağrı, morarma veya hassasiyet olabilir; bu normaldir ve birkaç günde düzelir. Bu bölgeyi temiz ve kuru tutun, ilk 48 saat banyo yapmaktan kaçının. Hastaların çoğu 24–48 saat içinde normal günlük aktivitelerine döner. İşlem sonrasında birkaç hafta zaman zaman çarpıntı hissetmek mümkündür; bu geçiş döneminin doğal bir parçasıdır.
İlk hafta ağır kaldırmaktan, yoğun egzersizlerden kaçının. Ancak tamamen hareketsiz kalmayın; evde kısa yürüyüşler yapın. Genellikle bir hafta sonra hafif aktivitelere başlayabilir, 2-4 hafta içinde normal yaşamınıza dönebilirsiniz.
İlk kontrol randevunuz genellikle 4-6 hafta sonra yapılır. Bu randevuda EKG çekilir, belirtileriniz sorgulanır ve ilaç ayarlamaları (kesilmesi veya devam edilmesi gibi) yapılır.
Ablasyon Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
İlk 24-48 saat boyunca kateter giriş yerini sık sık kontrol edin. Küçük bir morarma normaldir ancak büyüyen bir şişlik, sıcaklık veya akıntı varsa hemen doktorunuzu arayın.
İlaçlarınızı düzenli kullanın. Doktorunuz size kan sulandırıcı, ritim düzenleyici veya kalp hızını kontrol eden ilaçlar reçete etmiş olabilir. Bu ilaçları doktorunuzun talimatı olmadan kesmeyiniz.
Fiziksel aktivitelerinizi kademeli olarak artırın. İlk hafta sadece evde hafif yürüyüşler yapın. Ağır kaldırma ve yoğun egzersizler için genellikle 4 hafta beklemeniz önerilir.
Sürüş konusunda dikkatli olun. Basit ablasyonlar sonrası birkaç gün içinde araba kullanabilirsiniz ancak karmaşık işlemler sonrası 1-2 hafta beklemeniz gerekebilir.
Sağlıklı, dengeli beslenin, düzenli uyuyun ve bol su için. Aşırı kafein, alkol ve enerji içeceklerinden kaçının çünkü bunlar kalp ritminizi etkileyebilir. Sigara içiyorsanız bırakın; nikotin kalp ritminizi hızlandırır.
Düzenli takipler kritik öneme sahiptir. İlk kontrol belirtileriniz ve EKG bulgularınız değerlendirilir. Uzun vadeli başarıyı değerlendirmek için 6-12 aylık kontroller gereklidir.
Ablasyon Yapılmazsa Ne Olur?
Ablasyon gerekli olduğu halde yapılmazsa ritim bozukluğunuz devam eder ve zamanla daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Atriyal fibrilasyon tedavi edilmediğinde en büyük risk felçtir. Düzensiz kalp atışları nedeniyle kalp kulakçıklarında kan havuzlanır ve pıhtı oluşur. Bu pıhtılar beyne giderse felce neden olur. Felç riski normal popülasyona göre beş kat daha yüksektir.
Supraventriküler taşikardi gibi hızlı ritim bozuklukları yaşam kalitenizi ciddi şekilde düşürür. Sürekli çarpıntı nöbetleri, yorgunluk, baş dönmesi ve anksiyeteye neden olur. Uzun süren hızlı kalp ritmi kalp kasını yorar ve zamanla pompalama gücü azalır.
Ventriküler taşikardi hayati tehlike yaratır. Tedavi edilmediğinde ani kalp durmasına ve ölüme yol açabilir.
İlaç tedavisi birçok hastada ritim bozukluğunu kontrol altına alabilir ancak ilaçların sınırlamaları vardır. Bazı ilaçlar etkisiz kalabilir, bazıları ciddi yan etkilere yol açar. Hayat boyu ilaç kullanmak hem maddi yük hem de günlük bir zorunluluktur.
Ritim bozukluğunuz kontrol altına alınmazsa sürekli semptomlar yaşarsınız. Yorgunluk, nefes darlığı, egzersiz kapasitesinde azalma günlük yaşamınızı kısıtlar.
Ablasyonun Faydaları ve Başarı Oranları
Ablasyon, hastanın kalp ritmini normale döndürmenin ötesinde, genel sağlık ve yaşam kalitesi üzerinde önemli ve uzun vadeli faydalar sunar.
Çarpıntı Kontrolü
Ablasyonun en büyük faydası, çarpıntı ve ritim bozukluğu şikayetlerinin kalıcı olarak ortadan kalkmasıdır. Bu, hastaların ilaç kullanma ihtiyacını azaltır ve kendilerini daha enerjik hissederek günlük yaşamlarına yüksek motivasyonla dönmelerini sağlar.
İnme Riskinin Azalması
Atriyal Fibrilasyon, kalbin düzensiz atması nedeniyle kanın pıhtılaşma riskini artırarak inmeye yol açar. Başarılı bir ablasyon, normal kalp ritmini geri kazandırdığı için bu pıhtılaşma riskini ve buna bağlı inme tehlikesini dolaylı olarak azaltmaya yardımcı olur.
Ablasyon Başarı Oranları
Başarı oranları, ritim bozukluğunun türüne göre değişir. Atrial flutter tedavisinde başarı %95’in üzerindedir ve genellikle tek seansta kalıcı sonuç alınır.
SVT tedavisinde de oldukça yüksek oranlar görülür. Özellikle AVNRT ve AVRT olgularında başarı %95-98 arasında olup, tekrar girişim ihtiyacı çok nadirdir.
Atriyal fibrilasyonda süreç daha karmaşıktır. Paroksismal tipte (nöbetler halinde gelen) olgularda ilk yıl başarı oranı %85-90’dır. Ancak hastalık ilerleyici bir seyir gösterebildiği için sonraki yıllarda nüks gelişebilir ve ek bir girişim gerekebilir. İkinci uygulamadan sonra oranlar daha da yükselir.
Ventriküler taşikardide sonuçlar altta yatan kalp hastalığına bağlıdır. Yapısal bozukluğu olmayanlarda %95’e varan oranlar görülürken, bazı hastalarda bu oran %80’e kadar düşebilir.
WPW sendromunda ise başarı genellikle %95’in üzerindedir. Aksesuar yolun kesilmesi sonrası tekrarlama riski oldukça düşüktür.
Olası Riskler ve Komplikasyonlar
Ablasyon genel olarak güvenli bir işlemdir. Giriş yerinde morarma, hafif ağrı veya kısa süreli ritim değişiklikleri en sık görülen ve ciddi olmayan durumlardır. Daha ciddi komplikasyonlar ise oldukça nadirdir.
Tecrübeli bir ekip tarafından yapılan işlemlerde bu riskler minimuma iner. Bu nedenle ablasyonun deneyimli merkezlerde uygulanması önemlidir. İşlem sırasında sürekli yapılan takip ve ileri teknoloji cihazlar sayesinde olası sorunlar erken fark edilir ve hızla müdahale edilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Ablasyondan sonra şiddetli çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma hissi, bacakta anormal şişlik veya giriş yerinde kanama fark edilirse hemen doktora başvurmak gerekir.
Bunların dışında planlanan kontrol randevularının aksatılmaması, kalbin iyileşme sürecinin takibi ve uzun dönem başarısı açısından çok önemlidir. Çoğu kişi birkaç hafta içinde tamamen normale döner ve ritim bozukluğu kaynaklı şikâyetlerini tamamen unutur.
Sık Sorulan Sorular
Ablasyon ağrılı bir işlem midir?
Hayır, işlem sırasında ağrı hissedilmez. Girişim bölgesi uyuşturulur ve hasta sedasyon altındadır. Enerji uygulandığında hafif bir sıcaklık hissi oluşabilir.
İşlem sonrası ne kadar süreyle ilaç kullanmalıyım?
Bu durum tamamen aritminizin türüne ve inme riskinize bağlıdır. Bazı ilaçlar tamamen kesilirken, Atriyal Fibrilasyon hastalarında pıhtı önleyici ilaçlara devam edilmesi gerekebilir.
Ablasyondan sonra ne zaman normal hayata dönebilirim?
Hafif aktiviteler 1-2 gün içinde başlar, ancak girişim bölgesini zorlayacak ağır aktivitelerden en az 1 hafta uzak durulması tavsiye edilir.
Ablasyon ne kadar sürer?
İşlem süresi ritim bozukluğunun tipine göre değişir. Basit aritmi türlerinde işlem 1 saatten kısa sürebilir. Daha karmaşık vakalarda süre 2-6 saate kadar uzayabilir.
Ablasyonda hasta uyutulur mu?
İşlem genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon ile yapılır. Hasta tamamen uyutulmaz, ancak rahatlaması sağlanır. Bazı özel durumlarda genel anestezi tercih edilebilir. Anestezi şekli ritim bozukluğunun türüne ve hastanın durumuna göre belirlenir.
Ablasyon güvenli bir yöntem midir?
Deneyimli merkezlerde yapıldığında güvenli bir işlemdir. Ciddi komplikasyon oranı düşüktür. En sık görülen yan etkiler giriş yerinde kanama, geçici ritim bozukluğu veya nadiren kalp zarında sıvı birikmesidir. Tüm riskler işlem öncesi değerlendirilir ve önlemler alınır.
Ablasyon herkese uygulanabilir mi?
Her ritim bozukluğunda ilk tercih olmayabilir. Uygunluk hastanın ritim tipine, kalp yapısına ve şikayetlerine göre belirlenir. Bazı durumlarda ilaç tedavisi ön planda tutulabilir. Hangi hastada ablasyonun uygun olacağı elektrofizyolojik değerlendirme ile netleşir.
Ablasyon sonrası spor yapılır mı?
Ciddi yapısal kalp hastalığı olan kişilerde rekabetçi sporlardan uzak durmak gerekir. Basit ritim bozuklukları nedeniyle tedavi görmüş olanlarda ise kısıtlama yoktur. Özellikle SVT tedavisinden sonra spor yapmak güvenlidir. Atriyal fibrilasyon veya flutter için uygulama yapılmışsa, düzenli egzersiz özellikle önerilir. Ventriküler taşikardi ya da sık ekstra atım nedeniyle işlem geçirenlerde, ek bir kalp hastalığı bulunmuyorsa spor yapılabilir. Ancak yapısal veya elektriksel kalp hastalığı mevcutsa, egzersiz planı mutlaka hekim önerisine göre belirlenmelidir.
İstanbul Ablasyon
Prof. Dr. Taylan Akgün, İstanbul’da kalp ritim bozuklukları tedavisi konusunda deneyimli bir elektrofizyoloji uzmanıdır. Şikayetlerinizin nedenini belirlemek ve ablasyonun sizin için uygun olup olmadığını değerlendirmek için randevu alabilirsiniz.
Kalp ritim bozukluğu nedir yazısını buradan okuyabilirsiniz.
Diğer ritim bozukluğu ablasyonlarını aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz:
Ablayonda Kullanılan Teknikler:
Sıcak Ablasyon (Radyofrekans Ablasyon)
Soğuk Ablasyon (Kriyoablasyon)
Referanslar





